Türkiye, AİHM ve İstenmeyen Adamlar

0
52

Ayla Tetik

Halen tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için ortak bir bildiriyle Türk hükümetine çağrı yapan büyükelçileri Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni hedefiydi ve gündeme bomba gibi düştü… 

Ne yazıyordu bu bildiride ve hangi ülkeler imza koymuşlardı hatırlayalım;

“Bugün, Osman Kavala’nın tutukluluğunun başlamasının 4. yıl dönümü. Daha önce verilen beraat kararının ardından farklı davaların birleştirilmesi ve yeni davaların açılması yoluyla davasında süregelen gecikmeler, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve Türk yargı sisteminin şeffaflığına gölge düşürüyor.

“Kanada, Fransa, Finlandiya, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri büyükelçilikleri olarak birlikte, Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri ve iç hukukuyla uyumlu şekilde, bu davanın adil ve hızlı biçimde sonuçlandırılması gerektiği kanısındayız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu husustaki kararları doğrultusunda Osman Kavala’nın derhal serbest bırakılmasının sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunuyoruz.”

Büyükelçiler, Erdoğan’ın çıkışından önce Dışişleri Bakanlığı’na çağrılıp, “hadsizlikle ve Kavala davasını siyasallaştırmakla” suçlanmıştı. Büyükelçiler ise; yaptıklarının görevlerini yerine getirmek olduğunu, bunun iç işlerine karışmak olmadığını, AİHM kararlarının uygulanması için hatırlatmada bulunduklarını söylüyorlar.

Erdoğan konuyu milli mesele olarak adlandırdı ve Türk halkından da aldığı güçle o sert söylemlerinden birini yaptı; “Bu Kavala denilen Soros artığıyla ilgili olarak Türkiye’yi adeta burada mahkum etmek istiyorlar. On tane büyükelçi bu açıklamayı niye yapar? Bu Soros artığını savunanlar, -bunu nasıl bıraktırırız- gayreti içindeler. Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz? Neymiş, Kavala’yı bırakın… Sen kendi ülkendeki haydutları, katilleri, teröristleri bırakıyor musun?” sözleriyle tepkisini sertçe dile getirdi.

Erdoğan, söz konusu on büyükelçi hakkında Türkiye’nin uluslararası diplomatik anlaşma ve kurallara göre persona non grata (istenmeyen adam) ilan edilme prosedürünün başlatılabileceği mesajımı verdi? Bu durum Ankara’yı Batı dünyasından koparmanın eşiğine getirebilirdi.

Siyasal bir organ olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararlarını uygulamayan ülkelere baskı yapabiliyor. Komitenin bu sorumluluğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne dayanıyor.

On büyükelçinin gönderilmesi savaş dönemleri dışında Türkiye tarihinde hatta dünya tarihinde görülmemiş. Şayet bu on büyükelçi ülkelerine gönderilirse aynı ülkelerdeki Türk büyükelçileri de Ankara’ya gönderilebilir demek. Bunu hangi ülke göze alabilir? Büyük risk!

On büyükelçinin Türkiye’de kalmasının kriz pahasına istenmediği netti. Dünyada bir örneği olmayan bu durumun sonuçları son derece sert olabilecekti. 

Erdoğan’ın büyükelçilere çıkışı Türkiye’nin AB ve ABD ile ilişkilerini derinden sarsabilir, batıyı karşımıza almak doğru mudur? Avrupa Konseyinden çıkarılabilir miyiz? Soruları cevap aramaya başladı doğal olarak.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 30 Kasım’da yapacağı toplantıda Türkiye hakkında “ihlal prosedürü” başlatabileceğine ilişkin haberler Ankara’ya ulaştı. AİHM, Türkiye’nin mahkeme kararlarını uygulamadığı ve bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiği yönünde karar alabilir ve Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden çıkarılmasına kadar uzanabilecek bir dizi yaptırım hayata geçirilebilir telaşı başladı bazı kesimlerde ve muhalefet partilerinde.

Diplomasi bir yana bu durumun ekonomik boyutu da vardı ve büyükelçileri ‘istenmeyen kişi’ ilan edilen ülkelerden bazıları, Türkiye ile ticaret hacmi en fazla olan ilk 10 ülke arasında bulunuyordu. Ekonomide çalkantılı bir dönemden geçen Türkiye’nin bu ülkelerle yaşayacağı diplomatik bir kriz ekonomiye de olumsuz yansıyacaktı.

Peki Moskova bu olanları nasıl izliyordu? Türkiye’nin Batı’yla ilişkilerinin krize dönüşmesi Moskova’nın işine gelir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan milli mesele olarak gördüğü bu durumda geri adım atmayacağını gösterdi. Peki büyükelçiler geri adım atar mıydı?

Muhalefet partilerimizin halen öğrenemediği ama batı ülkelerinin uzun zamandır ezber ettiği “Erdoğan’ın milli mesele dediği konularda geri adım atmaz” algısının sonucu olarak büyükelçiler geri adım atarak diplomasi kanalını devreye sokup görevden alınma pahasına konuyu başlattıkları gibi çözdüler. Hadi geçmiş olsun…

TEILEN
Önceki İçerikDibe vurmadan ışığı görebilme sanatı
Sonraki İçerikKurda Sordum!
Ayla Tetik
Ayla Tetik,1965 yılında Adana’nın Kozan ilçesinde Afife ve Bayram Ali Tetik’in 4 çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Öğretmen bir baba, kendini çocuklarına ve eşine adamış anne ve 3 kardeşi ile mutlu bir çocukluk ve başarılı bir öğrenim hayatı oldu. Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünden 1986 yılında mezun oldu. Halen yönetim ve proje danışmanlığı yapan Tetik, hukuk fakültesi mezunu bir kız çocuğu sahibidir. Üniversite yıllarında çalışma hayatına satış temsilcisi olarak başladı. Toplam 14 yıl profesyonel olarak firmalarda ve 18 yıl kurucu ortağı olduğu firmalarda perakende pazarlama ve satış müdürü, genel müdür yardımcısı ve genel müdür gibi pozisyonlarda görev yaptı. Profesyonel olarak çalıştığı firmalar; Elektromak A.Ş., Marsa Margarin Sanayi A.Ş., Özmaya Sanayi A.Ş.(Lesaffre group), Dora Akü Ltd.Şti., DB Kozmetik Ltd.Şti., Alsi Petrol Ürünleri Ltd.Şti., Güney Memba A.Ş., Metsam danışmanlık Ltd.Şti., Ağapınar Gıda Ltd.Şti. Türkiye’de perakendeciliğin başladığı ve yükselişe geçtiği dönem olan 1990 sonrasında perakende market ve mağazacılık konusunda eğitim ve pazarı geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttü. Satış ekibi yönetimi, dağıtım kanalları yönetimi, bayi ve satış teşkilatı yönetimi, perakende pazarlama teknikleri ve yönetimi, tedarik zinciri ve stok yönetimi, CRM uygulamaları, marketlerde mükemmel hizmet ve etkili satış teknikleri, stratejik satış ve pazarlama, değişim yönetimi, girişimcilik, iş planı, pazar araştırması ve pazarlama planı, proje döngüsü yönetimi konularında her düzeyde eğitimler aldı ve eğitimler verdi. Türkiye’de perakende pazarını geliştirmek, özellikle Anadolu illerinin self servis mağaza ve market alt yapısı standartlarını yükseltmek maksatlı organize edilen perakende organizasyonlarına destek verdi, perakende market birliklerinin değişik bölgelerde kurulmasına destek verdi. Anadolunun değişik illerinde market yeri seçimi, kurulumu ve işletimi konularında girişimcilere eğitim ve danışmanlıklar yaptı. Gaziantep Avrupa Birliği İş geliştirme Merkezi (ABİGEM) çalışanlarının kullanımı için AB danışmanı WIM HARREMS ile birlikte “Pazarlama El Kitabı”nı hazırladı. ABİGEM müşterileri için; iş kurma, iş geliştirme, stratejik iş planı ve pazarlama planı hazırlama konularında eğitim ve danışmanlık, kadın girişimcilere destek projesinde eğitim, özelleştirme sebebiyle işsiz kalan kalifiye kişilere iş edindirme amaçlı KOSGEB girişimcilik projesinde ABİGEM ve KOSGEB çalışmalarında eğitim ve danışmanlık yaptı. Kobiler, STK’lar için, AB, KOSGEB, Kalkınma Ajansları tarafından fonlanan ve kredilendirilen projeler hazırladı ve uygulanmasına rehberlik etti. 2016-2020 yılları arasında tarihi Sığacık Kalesi içindeki 4 Element Pansiyonun işletmeciliğini yaptı.